Bildiğiniz gibi danışmanlık yapıyorum. Bloglarımdaki
makalelere ayda en az 15 bin defa tıklanıyor. Bir kişi 3 makalemi okusa ayda 5
bin kişi yazılarımı okuyor diyebilirim. İş dünyasının meraklı ve araştırmacı
profesyonelleri ve girişimcileri genelde ihtiyaç duydukları konuyu Google’a
yazarak makalelerime ulaşıyorlar. (Övünmek gibi olmasın J
epey bir üniversite öğrencisi kitlem de var) Yazılarımdan tatmin olanlar bana
ya telefonla ya da e-posta yoluyla ulaşıyorlar. Bazıları sadece öğrenmek
istedikleri konu hakkında soru soruyor, bazıları da danışmanlık için ön görüşme
talep ediyor.
Buraya kadar her şey güzel ve medenice ama bazı danışanlar
pek kaba olabiliyor. Seslenme tarzlarıyla, sorgulama biçimleriyle, ağırlama
görgüleriyle, faşist görüşleriyle, bağnaz adetleriyle tam bir öküz olan bu
insanlar maalesef ne kadar itici ve kırıcı olduklarının da farkında değiller. (Bu
hafta kaba bir müşteri adayı ile daha görüşme yapma talihsizliği yaşadım. Biraz
da bunun öfkesiyle yazıyorum.)
Telefonda insanlıkları anlaşılmayan bu müşteri adaylarının
davetini kabul edip ön görüşme amacıyla kendilerini ziyaret ettiğimde büyük bir
pişmanlık ve asabiyetle ayrılıyorum toplantıdan. Kibarlığı elden bırakmadığımız
için aklımızdan geçen okkalı cevapları da vermeden ayrılıyoruz maalesef görüşmeden.
Bu öküzlere söyleyeceklerimi içime atmaktan bıktım doğrusu.
Yıldızımızın barışma imkânı olmayan insanların beni çağırmaması (benden
danışmanlık hizmeti almayı aklından bile geçirmemesi) için ne yapabilirim diye
düşünüyordum ki, bu yazıyı kaleme almak geldi aklıma.
Biliyorum ki aşağıda yazılanları iyi kalpli insanlar da kötü
kalpli insanlar da okuyacak. Kötü kalpli insanların öz farkındalığı zayıf olduğu
için üzerine alınmayacaklardır. İyi kalpli insanların ise beni ayıplama
ihtimalleri var. Onların anlayışına sığınarak, yarası olan gocunsun diyor ve
beni affetmelerini rica ediyorum.
…………………………………………………….
Her danışman ve
her insan gibi ben de kaba saba insanlardan hoşlanmam ve onlarla çalışmak
istemem. Medeni bir insan değilseniz lütfen benimle iletişime geçmeyin. Ben
saygılı, terbiyeli ve kibar insanlara danışmanlık yapmayı istiyorum.
İlk görüşmemizde
beni iyi karşılayan, iyi ağırlayan ve iyi uğurlayanlarla çalışmak isterim.
Böyle firmaların kazanması ve zenginleşmesi için daha istekli olur, onlarla
çalışmak için daha ekonomik teklifler sunarım.
Firma sahibi
insancılsa; ırkına, dinine, mezhebine, cinsiyetine, yaşam biçimine, siyasi fikrine
aldırmadan çalışırım. Firmasının başarılı olması, markasının değerinin
yükselmesi, satışlarının ve karlılığının artması için elimden geleni yaparım.
Ammaaaa….
Kaba saba
insanlarla, Siz yerine Sen diye hitap edenlerle, görgüsüzlerle asla ÇALIŞMAM.
Çalışanlarına kötü
davrananlarla asla ÇALIŞMAM.
Kibirli, sinirli,
değişime kapalı, tutucu patronlarla asla ÇALIŞMAM
Başka bir ırkı
kötüleyenlerle, başka bir dini kötüleyenlerle, başka bir mezhebi
kötüleyenlerle, başka bir siyasi fikri kötüleyenlerle, başka bir futbol
takımını kötüleyenlerle, başka bir cinsiyeti kötüleyenlerle, başka bir yaşam
biçimini kötüleyenlerle asla ÇALIŞMAM.
Cumhuriyeti,
laikliği, Atatürk’ü kötüleyenlerle asla ÇALIŞMAM.
Kendi yaşam
biçimini, dini görüşünü övmeye, gözüme sokmaya, dayatmaya çalışanlarla asla ÇALIŞMAM.
Web siteme ve
makalelerime göz atmayıp, ilk görüşmede bilgi ve becerilerimi sorgulayan
ahmaklarla asla ÇALIŞMAM.
Bilmediğini
bilmeyenlerle asla ÇALIŞMAM.
Kısacası kötü ve
hödük insanların servetine servet katmak istemem.
Bu yüzden, lütfen
şirketinizi büyütürken insanlığınızı da büyütün. Böylece kazandığınızı daha
huzurlu, daha keyifli yersiniz.
Not 1:
Lütfen yarası olan gocunsun. Hele hele eski ve mevcut müşterilerim asla
alınmasın. Çünkü ben kaba saba insanlar ile maalesef ön görüşme eziyeti çektim
ama asla onlara hizmet vermedim.
Not 2:
Terbiyesize cevabını yeri geldiğinde vermek makbuldür ama ben genelde içime
atarım. Biriktirdikten sonra da böyle patlarım. Kusuruma bakmayın.